İsonem Kadıköy

Su Yalıtım Sistemleri Neye Göre Seçilir?

Mekanlara özel gerçekleştirilen su yalıtım sistemleri kullanılan malzeme ve var olan sorunlara göre tercih edilir. Hali hazırda günümüzde yapıların inşa süreçlerinde temel perde yalıtım işlemlerini yaptırması zorunlu tutulurken İsonem Kadıköy ve tüm ilçelerdeki binalarda su yalıtımları söz konusudur. Bununla birlikte var olan eksikliklerden dolayı su sızdırma sorunları görülebilir, yıpranmaya bağlı olarak yalıtım gereklilikleri olabilmektedir. Sentetik ya da bitümlü seçimler sonrasında malzemelere göre de su yalıtım süreçleri başlatılır.

isonem-kadikoy
isonem-kadikoy

Havuz içleri ya da yapıların zemin katları ile bodrum izolasyonlarında poliüretan malzemeler kullanılır. Çok daha kaplayıcı olmasının yanı sıra, yer altı sularının binaya nüfuz etmemesi de temelde yapılacak yalıtımlarla sağlanır. Bunun olmasının gecikmesi durumunda ise bodrumda küflenme, rutubet söz konusu olmaktadır. Islak zeminlerde ise çimento esaslı malzeme daha iyi bir seçim olurken İsonem Kadıköy özelinde de kullanımları olur. Her ne kadar toplam bina maliyetinde yalıtım %3’lük bir orana sahip olurken yaptırmama durumları görülür. İlerleyen yıllarda ise çok daha kapsamlı problemlerle karşılaşılabilmektedir. Özellikle çatı katlarında yağmur sularının etkili olması sonucunda rutubetlenme oluşur. Siyah lekelerin duvar içinde yayılması, köşe bölümlerdeki mantar oluşumu sonrasındaki kötü kokularda konfor kalitesini bir hayli düşürür. Tüm bu problemlerin geçirilmesi için yalnızca su yalıtım yapılması yeterlidir.

Teras ve çatı kısmında ise güneş ışınlarına karşı dayanıklı olmasından ötürü akrilik su yalıtım seçeneği değerlendirilir. Özellikle derz bölümlerinin temizlenmesi de yağmur sularının alt kısma geçmesini önlemek amacıyla yapılır. Bununla birlikte teras süreçlerinde İsonem Kadıköy bağlamında önemli olan bir başka husus ise gıda sertifikalı su yalıtım malzeme tercihidir. Çünkü açık mekan olmasından ötürü solvent bazlı kullanılan malzemelerin insan sağlığına olumsuz etkileri olabilir. Yapılacak işlemler ortalama 1 ile 3 gün içinde sonuçlanırken bina içlerine de makineli enjeksiyon uygulamaları yapılabilmektedir. Böylelikle çok daha sağlam bir bina koruması gerçekleşir, rahatlıkla uzun seneler kullanılabilir. Su yalıtım sistemleri bulunmayan yapıların ilerleyen yıllarda dökülmeye başlaması da bir gerçektir. Beklenmedik ani çökme durumları olabileceği gibi deprem riski bulunan bölgelerde ise binaların güvenilir olmadığı rahatlıkla söylenebilir.

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir